Haber Bildirimleri Nasıl Açılır? Felsefi Bir Bakış Bir filozof olarak, dünyayı anlamanın her zaman bir derinlik ve çok katmanlılık gerektirdiğini düşünürüm. Bir eylemi gerçekleştirmek, sadece yüzeydeki basit adımları takip etmekten ibaret değildir. Her şeyin ardında, temel bir etik, epistemolojik ve ontolojik anlam arayışı yatar. Modern dünyada, haber bildirimleri de tam bu noktada devreye girer. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden alınan bildirimler, bir tür “bilgi akışı” sunar, ancak bu akışa nasıl müdahale ederiz ve ne şekilde bu bildirimlere sahip oluruz? Bu yazıda, “haber bildirimleri nasıl açılır?” sorusunu, felsefi bir mercekle ele alacağız. Etik: Bilgiye Erişim ve Bireysel Haklar Haber bildirimleri,…
Yorum BırakYazar: admin
Güvenilirlik Kavramı Nedir? Edebiyatın Kaleminden Bir İnceleme Kelimenin Ağırlığı, Anlatının Gücü Edebiyat, kelimelerin yalnızca anlam değil, aynı zamanda itimat taşıdığı bir sanattır. Bir kelime, bir cümle, bir karakterin sözü bazen bir dünyanın ağırlığını sırtlanır. Güvenilirlik bu bağlamda, yalnızca doğrulukla değil, anlatının kendi iç tutarlılığıyla da ilgilidir. Bir edebiyatçının kaleminden dökülen her ifade, okurun iç dünyasında yankı bulur; ama bu yankının inandırıcı olabilmesi için bir temele, yani güvene ihtiyaç vardır. Okur, her satırda yazarla görünmez bir anlaşma yapar: “Bana anlattığın hikâyeye inanmak istiyorum.” Bu anlaşmanın özü, edebî güvenilirliktir. Yazar, diliyle, üslubuyla ve karakterleriyle bu güveni inşa eder. Anlatıcının Maskesi: Gerçeğin ve…
Yorum BırakKuzu Kapamalık Et Kemikli mi? Lezzetin Anatomisi, Geleneğin Hafızası Bazı yemekler vardır, masaya yalnızca lezzet değil, hikâye de getirir. Kuzu kapama benim için tam da böyle: ağır ağır pişerken evi saran koku, tencerenin kapağı kalktığında bir anda yükselen buhar ve sofradaki bekleyişin tebessümü… Ama en çok tartıştığımız soru hep aynı: Kuzu kapamalık et kemikli mi olmalı? Gelin bu soruyu köklerinden bugüne, oradan da geleceğin mutfağına taşıyıp enine boyuna konuşalım. Köken: “Kapamak” Fiilinden, Kemikli Eti Savunan Geleneğe Osmanlı mutfak geleneğinde “kapama” adı, tencerenin içindekileri kapatıp sabırla pişirmekten gelir. Sabır, bu yemeğin gizli malzemesi. Geleneksel kapamalarda kemikli kuzu kullanılması tesadüf değil: Boyun,…
Yorum Bırakİnsanlığın Aynasında: Dürüst ve Güvenilir Olmanın Antropolojisi Bir antropolog olarak dünyayı gezdiğinizde, dillerin değiştiğini, yemeklerin kokusunun farklılaştığını, giysilerin, selamların ve ritüellerin çeşitlendiğini görürsünüz. Ancak dikkatle bakarsanız, bütün bu farklılıkların arasında ortak bir arayış sezilir: dürüstlük ve güvenilirlik. Her toplum, bu iki değeri kendi kültürel kodlarıyla tanımlar; kiminde bir söz, kiminde bir bakış, kiminde ise bir yeminle kutsanır. “Dürüst ve güvenilir ne demek?” sorusu, aslında insanın hem kendine hem de topluma dair varoluş biçimidir. Çünkü dürüstlük bir davranış değil, bir ilişki biçimidir; güvenilirlik ise o ilişkinin sürdürülebilirliğidir. Dürüstlüğün Antropolojik Kökeni Antropoloji, dürüstlüğü yalnızca ahlaki bir kategori olarak değil, kültürel bir strateji…
8 Yorumİktidarın Derisi: Zik Deri Kavramı Üzerine Bir Siyaset Bilimi Okuması Güç, çoğu zaman görünmez biçimlerde kendini gösterir. Tıpkı bir deri gibi toplumun yüzeyine yerleşir; korur, sınırlar ve aynı zamanda nefes aldırmaz. Bir siyaset bilimci için “Zik deri” kavramı yalnızca bir malzeme değil, iktidarın maddi tezahürlerinden biridir. Her deri, bir kimliktir; her kimlik, bir politik duruştur. Zik deri, tam da bu bağlamda, hem ekonomik hem de ideolojik bir metafor olarak değerlendirilebilir. Zik Deri Ne Demek? Zik deri, genellikle suni deri veya özel işlemden geçirilmiş, parlak dokulu bir malzeme türünü tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Gerçek deriden farklı olarak sentetik bir yapıya…
Yorum BırakZazaca “Aşkım” Nasıl Denir? Dil, Kimlik ve Toplumsal Cinsiyet Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme Bir araştırmacı olarak en çok ilgimi çeken şey, dilin toplumsal dokuyu nasıl şekillendirdiğidir. İnsanlar sadece kelimelerle konuşmaz; aynı zamanda kültürel kalıplar, toplumsal roller ve tarihsel deneyimlerle de iletişim kurarlar. Anadolu’nun zengin kültür haritasında yer alan Zazaca, bu açıdan incelendiğinde yalnızca bir dil değil, aynı zamanda bir toplumsal hafıza taşıyıcısı olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda basit bir soru etrafında—Zazaca “aşkım” nasıl denir?—hem dilsel hem sosyolojik bir yolculuğa çıkacağız. Çünkü bu kelimenin ardında, duyguların toplumsal biçimlenişi, cinsiyet rollerinin dili nasıl etkilediği ve kültürel pratiklerin duygusal ifadeyi nasıl dönüştürdüğü gizlidir.…
Yorum BırakZaman Zarfı Nedir ve Örnekler? Dilin Toplumsal Ritmini Anlamak Bir sosyolog olarak, toplumsal yapıların nasıl zamanla değiştiğini anlamaya çalışırken fark ettim ki dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; zamanın ve toplumsal ilişkilerin aynasıdır. İnsanlar konuşurken sadece ne yaptıklarını değil, ne zaman yaptıklarını da belirtirler. Çünkü zaman, toplumun düzenini kurar. İşte bu noktada devreye giren kavram, zaman zarfıdır — dilin toplumsal ritmini belirleyen, eylemleri zamana yerleştiren sözcüklerdir. Zaman Zarfı Nedir? Dilin Sosyal Takvimi Zaman zarfı, bir eylemin ne zaman gerçekleştiğini bildiren sözcüktür. “Bugün geldim.”, “Dün konuştuk.”, “Yarın başlayacak.” gibi örneklerdeki “bugün”, “dün” ve “yarın” kelimeleri eylemin zamanını belirler. Fakat bu sadece…
Yorum BırakKansere Neden Olan Sebepler Nelerdir? Bilimin Işığında Bir Keşif Yolculuğu Bilimin büyüleyici yanlarından biri, karmaşık meseleleri adım adım çözerek anlaşılır hale getirmesidir. “Kansere neden olan sebepler nelerdir?” sorusu da bunlardan biri. Hepimiz bu hastalığın adını çokça duyarız; kimi zaman bir haber bülteninde, kimi zaman yakınlarımızın hikâyelerinde. Ama bu hastalığın kökleri nerededir? Neden bazı hücreler bir gün kontrolden çıkar? İşte bu yazıda, bilimsel bir merakla ama herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dille, kanserin oluşum sebeplerini birlikte keşfedeceğiz. — Hücresel Düzeyde Kanser: Genetik Kodun Bozulması Kanser, temelinde hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Sağlıklı hücreler, DNA’da kayıtlı talimatlara göre hareket eder; büyür,…
Yorum BırakYakutistan Türk Devleti mi? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Tarihe Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak şuna inanırım: Öğrenme, yalnızca bilgi edinmek değildir; dünyayı, kimliği ve insanı yeniden anlamlandırma sürecidir. Öğrencilerime her zaman şunu söylerim: “Bir soruya yanıt ararken, aslında kendimizi tanıyoruz.” “Yakutistan Türk Devleti mi?” sorusu da tam olarak böyle bir sorudur. Bu konu yalnızca tarihî bir bilgi arayışı değil; aynı zamanda kimlik, kültür ve öğrenme biçimimizi sorgulatan bir düşünme pratiğidir. Bu yazıda, Yakutistan’ı tarihsel bağlamda ele alırken, aynı zamanda bu tür konuların eğitimde nasıl kullanılabileceğini, öğrenmeyi nasıl derinleştirdiğini ve bireysel düşünmeyi nasıl teşvik ettiğini tartışacağız. — Yakutistan Kimdir, Nerede Durur?…
Yorum BırakVenüs’te 1 Yıl Kaç Gün? Sosyolojik Bir Bakış Toplumsal Yapıların Zamanla Olan İlişkisi: Bir Araştırmacının Gözünden Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimlerini anlamak, insanlığın evrimsel gelişimini çözmek adına ne kadar değerli bir yolculuk. Bir araştırmacı olarak, toplumların ve bireylerin farklı zaman dilimlerinde nasıl şekillendiğini gözlemlemek oldukça büyüleyici. Özellikle, toplumsal normların ve cinsiyet rollerinin bireylerin zaman algısını ve ilişkisel bağlarını nasıl etkilediğini düşünmek, yeni bakış açıları kazandırıyor. Bugün, Venüs’te 1 yılın kaç gün olduğunu tartışacağız, ancak bu fiziksel ve astronomik soruyu, toplumsal yapılar ve kültürel pratiklerle ilişkilendireceğiz. Venüs’ün bir yılı, Dünya’dan çok daha kısa bir süre, yaklaşık 225 gün sürerken, bir günü…
Yorum Bırak