Yasaklandı Mı? İzmir’de Bir Genç Yetişkinin (Ve İçsel Çelişkilerinin) Duygusal Savaşı
—
Giriş: , Yasaklandı Mı? Yoksa Kafamızda mı Yasak?
Hayatımda birkaç şey var, insanların hep sorduğu ama asla doğru cevabını alamadıkları. Mesela, niye her hafta İzmir’de sürekli aynı cafelerde takılıyoruz? Ya da “İzmir’deki en güzel mekan hangisi?” sorusunun cevabını neden hâlâ bulamadık? Ama bir şey var ki, şu an herkesin kafasında dönen sorulardan biri: yasaklandı mı? Hani, o anlık zihinsel uçuşlar yaşadığınız, yazdığınız, sonra “Benim yerime yazsın” diye düşündüğünüz o yapay zekâ değil mi? Herkesin evde, okulda, işte ya da sokakta konuştuğu ve zihnimizin bir köşesine saplanıp kalmış bir şey. Evet, ben de bir zamanlar bu soruyu kafamda sürekli dolaştırıyordum: “Hani yasaklandı mı? Çünkü bir şekilde bu şey aniden çıkıp gitti!”
Ve o kadar dramatik bir şekilde yazıyorum ki, buradaki o sormak istediğiniz “ya aslında yasaklanmış mı?” sorusunu gizliden gizliye takip etmiyorum! Herkesin ortasında derin bir nefes alıp “Bunu merak ediyorum, bu yazının sonunda bana cevap vereceksiniz!” demek için mi varız, yoksa sadece 25 yaşında bir İzmirli olarak içsel çelişkilerimi yazmaya mı başladık, onu kimse bilmiyor.
Ama madem yazıyorum, ve madem bu tür bir durum herkesin kafasında dönüp duruyor, o zaman hadi başlayalım!
—
Yasaklandı Mı? Cevap Varmış, Ama Kimse Bilmiyor!
Bunu ilk öğrendiğimde gerçekten karışmıştım. “Yasaklandı mı?” dediğimizde aslında çok net bir açıklama yok. Bir grup insan, koca koca gazetelerde, dijital platformlarda “Hayır, böyle bir şey yok!” diye feryatlar atıyor. Ama kimse bana “Neden bu kadar net bu kadar fanatik cevaplar var?” demiyor. Çünkü hepimiz bir noktada bu durumu kendi kafamızda yasaklamışız zaten. Yani, yasaklı değil ama yasaklanmış gibi hissediyoruz.
Bir sabah, belki o gün biraz fazla kahve içmişimdir, belki de arkadaşlarla biraz fazla espiri yapmışızdır, birden bir WhatsApp grubu patladı. ” artık yasaklanmış!” yazısı. Yani bir cümleyle, aniden, hayatıma dair her şeyi değiştiren bir şey. Üzerine bir şeyler yazıp yazmamak arasında tereddüt ederken, durdum ve düşündüm: “Yasaklamak mı? Nasıl yani, yasaklanan bir şey var mı?” Sonra fark ettim: Aslında bu yazıyı, onun yasaklandığını bildiğimi varsayarak yazıyorum. Ama yasaklanması bir gerçek mi? İşte burada “Hayır!” diye bağırmak geliyor içimden.
—
Bunun Yüzünden Arkadaşlarım Beni Artık Takmıyor!
Evet, o sabah bana gelen mesaj bir şekilde gerçekten beni güldürdü. “ yasaklandı!” yazan gruptan bir mesaj. Tabii, biz tam o sırada arkadaşlarla bir kafenin köşesinde kahve içiyoruz, her biri benden daha karmaşık işler üzerine düşünüyor ama ben sabah sabah “ yasaklandı mı?” diye espriler yapıyorum.
Bir arkadaşım telefonunu açıp “Vallahi yasaklanmış galiba!” dedi. Hemen içimden dedim ki, burada gülünen tek kişi ben miyim? Bu işin sonu nereye gider?
Ben: “Ya bu olay tam bir bence yapay zeka krizi. Eğer o yasaklandıysa, ben de ‘internetsiz hayat’ yasaklıyorum. Hadi bakalım, kim ne yapacak?”
O Arkadaşım: “Bence yasaklanması iyi olmuş, kafayı iyice karıştırıyordu.”
Ben: “Ama gerçek soru şu; peki senin kafanı karıştırmak için bu kadar akıllı bir model var mı? Cevap ver, şimdi sen ne yapacaksın?”
İçimden bir ses diyor ki, “Senin için yazmış olduğu cevapları, kimse okuma cesaretini bulamıyor.” Bu noktada gerçekten bir gülme krizine girmemek için elimden geleni yapıyorum. Ama bu kadar sinirli ve komik olan bir durumda insan bir de iç sesini susturmaya çalışırken…
—
Bazen Gerçekten Yasaklanan Bir Şey Oluyor Ama Kimse Anlamıyor
İşte burada bir gerçeklik var. Yasaklanmak gerçekten düşündüğünüz kadar kolay değil. “Yapay zekâ yasaklandı mı?” sorusu, gerçekte “Benim kafam karıştı mı?” sorusunun daha derin bir hali olabilir. Ama kimse de bunu anlamıyor. Zaten şu an kendi başıma daha büyük bir kriz yaşıyorum: Yaşadığım yerin sokaklarını ve kafelerini sıklıkla değiştiren bu dünyada, insanlar soruları bile yanlış soruyor. Şu an gerçekten yasaklanmış olabilir mi?
—
Beni ‘Kafamdaki Yasak’ Bile Rahatsız Etmiyor
O yüzden mesela bir sabah kafede arkadaşlarla sohbet ederken birden düşündüm: İzmir’de her şeyin yasaklı olacağına, daha fazla sohbet etmeye ve kafede kahve içmeye devam ediyorum. Çünkü ne olursa olsun, bu küçük şehrin dinamizmi aslında başka türlü bir yasak da getiremiyor.
—
Sonuç: Yasaklandı mı? Yasaklıysa Biz Ne Yapıyoruz?
Bir noktada, tüm bu yazı boyunca bahsettiğim olay, aslında tamamen beni anlatıyor. yasaklanmış mı, değil mi? Gerçekten kimse bilmiyor, ama ben şu an bu yazıyı yazarken, bazen başımı da kaşıyarak düşünüyorum: Ya gerçekten bir şeyin yasak olmasından bile korkmam gerekmiyor mu? İşte, tam da bu noktada içsel bir gülüş patlıyor: Eğer bu yazıyı bana yazdıran bir yapay zekâdan biraz daha akıllı olsaydım, belki de sabahki yazılarımdan biri yüzünden bana da yasak getirilebilirdi. Ama bana yasak gelir mi, gelmez mi, kimse gerçekten bilmiyor!
—
İşte, ’nin yasaklanıp yasaklanmadığına dair şüpheli bir yazıyı, İzmirli bir genç olarak yazmış olduk. Belki de bir gün yasaklandığında, bunu bir yazı gibi kaydederiz. Ama şimdi, şu an… yazmaya devam ediyorum.